Çevre

22/9/2008 · Kategori: cevre

Çevre; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır.

Bir başka ifade ile çevre, bir organizmanın var olduğu ortam yada şartlardır ve yeryüzünde ilk canlı ile birlikte var olmuştur. Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkündür.

Bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlamıştır.

İnsan yaşamı çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. İnsanın çevresiyle oluşturduğu doğal dengeyi meydana getiren zincirin halkalarında meydana gelen kopmalar, zincirin tümünü etkileyip, bu dengenin bozulmasına sebep olmakta ve çevre sorunlarını oluşturmaktadır.

İnsanların çevre açısından karşı karşıya kaldığı başlıca problemler şöyle özetlenebilir:

  1. Hava, su ve topraklarımızın her geçen gün artan oranlarda kirlenmesi ve önemli bir kısmının kullanılamaz hale gelmesi,
  2. Özellikle Büyükşehir ve sanayi bölgelerinin çevre kirliliği sebebiyle yaşanamaz hale gelmesi,
  3. Ozon tabakasının delinmesi,
  4. Yerkürenin giderek ısınması,
  5. Kanser ve benzeri hastalıkların artması,
  6. Doğal kaynakların hızla tüketilmesi..

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

GÖRGÜ KURALLARI

22/9/2008 · Kategori: gorgu kurallari

Görgü kurallarına uymak diğer insanlara saygı göstermektir ve onların duygularına önem verdiğiniz mesajını göndermek demektir.

Görgü kurallarının ne olduğunu tanımlamak zor ve akıl karıştırıcıdır çünkü kültürden kültüre hatta aileden aileye değişim gösterebilir. Dolayısıyla görgü kuralları üzerine genel bir fikriniz olması doğru adımları atmanız için bir temel oluşturacaktır.

Bu yazı yemek, iş ortamı ve sosyal alanlarda ki temel görgü kurallarına dair özet kuralları kapsamaktadır.

Yemek Yeme Kuralları –
İster 7 aşamalı lüks bir yemek yiyor olun ister bir arkadaşınız ile yerel lokantada olun, görgü kuralları herkesin yemekten keyif almasını sağlar. İşte bazı öneriler:

Masa düzeni

  • Bir kere çatal, bıçak yada kaşığınızı kullandıktan sonra masaya bir daha asla dokunmaması gerekir. Kullanılmış çatal, bıçak yada kaşık her zaman tabağın içinde tutulmalıdır.
  • Peçete yada çatal-bıçak konuşma sırasında sallanmaz (örneğin, konuşurken)
  • Peçete ile ağzınızı silmeyin sadece dokundurarak kurulayın.

Yemekte davranışlar

  • Herkesin yemeği gelene kadar yada ev sahibi başlamanızı rica etmeden yemeğe başlamayın. İçeceğinizi istediğiniz her zaman içebilirsiniz.
  • Ağzınız açıkken yemeğinizi çiğnemeyin yada yemek yerken konuşmayın. Ağzınızı fazla doldurmayacak kadar küçük parçalar halinde yiyin.
  • Masada dik oturun ve dirseklerinizi masanın üzerine koymayın.
  • Çok hızlı yada yavaş yemeyin. Masadakilerin hızına uymaya çalışın.
  • Masada iken asla dişlerinizi karıştırmayın. Eğer çok gerekli ise tuvalete gidin.
  • Ekmeğinize yağ sürerken her seferinde küçük bir parça almaya özen gösterin ve her zaman önce tabağınıza alın sonra ekmeğin üzerine sürün.
  • Masadaki yiyecekleri uzatırken, her zaman sağınıza verin. Ekmek verirken kendinize almadan önce başkalarına önerin.
  • Yemekte sigara içmeyin, eğer masadaki kişiler ve restorant kuralları yasaklamıyor ise yemekten sonra içebilirsiniz.
  • Sofra takımı ve bardaklar üzerinde ruj izi bırakmamaya özen gösterin. Yemeğe oturmadan önce rujun fazlasını bir peçete ile alın.
  • Tadına bakmadan önce yemeğe tuz yada biber koymayın .

İşyeri Görgü Kuralları

İşyerinde ki kurallar birlikte çalıştığınız meslektaşlarınıza ve iş arkadaşlarınıza karşı saygı göstermek demektir. Ayrıca görgü kurallarına uymanız iş görüşmelerinizde yada iş başvurularınızda bırakacağınız etkiyi önemli oranda etkileyecektir..

  • Her zaman takdim edildiğinizde yada tanıştırıldığınızda ayağa kalkın.
  • Siz insanları tanıştıracağınız zaman daha önemli kişinin ismini önce söyleyin.
  • Telesekreterinize İsminiz, göreviniz, departmanınız ve ne zaman müsait olduğunuza dair kısa ve profesyonel bir mesaj bırakın.
  • Mesaj bırakırken isminizi ve soyadınızı, neden aradığınızı ve telefonunuzu bırakın.
  • Kıyafet kuralına uyun. Eğer belli bir kural yok ise üst düzey yöneticilerden örnek alın.
  • Bütün toplantılara tam zamanında gelin.
  • Toplantı sırasında kalemler, ataçlar yada diğer ofis araçları ile oynamayın.
  • Çok gerekmedikçe toplantı sırasında telefonunuzu kapalı tutun. Eğer kapatamıyorsanız o zaman kapının yakınına oturun böylece telefonunuz çaldığında sessizce dışarı çıkabilirsiniz.
  • Oturuşunuza ve duruşunuza dikkat edin —koltuğa gömülmeyin , sandalyenizde geriye yaslanmayın, yada kollarınızı göğsünüzün üzerinde kavuşturmayın.

Sosyal iletişim kuralları

İster manavda bir yabancı ile konuşurken ister bir arkadaşınız ile kahve içerken bütün insanlar saygı gösterilmesini hak eder.

  • İletişim hem beden hareketlerini hemde sözlü ifadeyi kapsar. Konuşurken karşınızdaki insana bakın ve kollarınızı kavuşturmayın (kızgınlık ifadesi).
  • Eğer utangaç biriyseniz bunu kabul etmekten ve söylemekten çekinmeyin. Dürüstlük insanların rahatlamalarını sağlar.
  • Normal hızda konuşun ne çok hızlı ne çok yavaş.
  • Karşınızdaki kişi üzerinde bıraktığınız izlenimi fazla düşünmeyin.
  • Konuşmayı bitirirken geçerli bir neden öne sürün ve kişi ile konuşmaktan keyif aldığınızı belirtin.
  • Karşınızdakine iltifate ederken içten ve samimi olun. Karşılaştırma yada değerlendirme yapmamaya özen gösterin; örneğin, "Kazağının ne kadar eski olduğu düşünülürse gayet iyi duruyor ."
  • İltifat aldığınızda fazla alçak gönüllü olmayın ve iltifatın gerekmediğini açıklamaya çalışmayın. Basit bir "teşekkürler" hem yeterli hemde kibarcadır.
  • Birisini eleştireceğiniz zaman karşınızdaki insanın duygularını göz önünde bulundurun ve kişi ile özel olarak konuşmaya özen gösterin. Yakıştırma yapmaktan kaçının ve sorunu kişiselleştirmeyin
  • Birisi sizi eleştirdiğinde sakin olun. Savunmaya geçmemeye özen gösterin. Eğer kişi sizi insanların içinde ve kabaca eleştiriyor ise içgüdüsel olarak reaksiyon göstermek isteyebilirsiniz fakat en iyisi basitçe "Düşünceni özel olarak bana iletmeni tercih ederdim" deyin.
  • Her zaman "Lütfen" ve "Teşekkür ederim" demeyi unutmayın
  • Öksürüken yada esnerken ağzınızı kapatmayı unutmayın ve hemen elinizi yıkamaya özen gösterin. Bu hem görgü kuralı hemde temizlik kuralıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İnsanı Bunaltan Şehir Hayatı

15/9/2008 ·

Bu haftasonu, son yıllarda geçirdiğim en güzel fakat bir o kadar da yorucu haftasonuydu. En son ne zaman bisiklet sürdüğümü hatırlamıyorum ancak haftasonu arkadaşlarla yaptığımız bisiklet turu uzun bir zaman hafızamda yer edinecek kadar güzeldi. Hem manzaranın güzelliği hem de dostlarla yapılan hoş muhabbetler şehir hayatından sıkılmış birisi olarak bana ilaç gibi geldi.

en son ne zaman çıplak ayak çimlere bastınızLisede yatılı okuduğum dönemde birden aklıma “en son ne zaman çıplak ayak çimenlere bastım” şeklinde bir soru gelmişti ve inanır mısınız cevabını gerçekten verememiştim. Belki küçük hatta bazılarına salakça birşeymiş gibi gözükebilir ama bana kalırsa bu soru, hayatlarımızın ne denli küçük ama önemli şeylerden yoksun kaldığını kısacası sıradanlaştığını gözler önüne sermesi açısından oldukça önemli.

Şehir hayatı bir yere kadar güzel belki ama bir noktadan sonra insanı sıkmaya ve boğmaya başlıyor. Bir de stresli bir işiniz varsa arada kaçıp uzaklaşmak, daha sessiz ve sakin bir yerde biraz zaman geçirmek elzem bir hal alıyor. Üstelik bunu ,adı tatil olmasa bile, yapmak için illa iyi bir gelire sahip olunması da gerekmiyor. Yaşadığım şehirde bu dediğimi yapabilmenin çok ucuz hatta bedeva olduğu yerler olduğunu geçte olsa farkettiğim için mutluyum.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Edebiyat ve Hayat

15/9/2008 ·

Sosyal hayatın temel anlaşma aracı olan dil ve onun malzemesi kelimeler, edebiyat için de hayatî bir önem taşır. Dil ve kelime, edebiyatın da hayatın da temel ifâde zemînidir. Edebiyat, hem şekil, malzeme ve hem de muhteva bakımından hayatla çok sıkı bir ilişki içindedir.

  Edebiyat; kelimenin temel malzeme olarak kabul edildiği estetik bir iletişim aracı iken ve bir kültür taşıyıcısı sayılırken, onun bir kurgusal yapı içinde teşekkül ettiğini unutmamak gerekir. Bu üç özellik, gerçek hayata çok sıkı bir bağ ile bağlıdır

  İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan dil, bir milletin kültür değerlerinden, gelenek ve göreneklerinden beslenir: ayrıca, onun gıdası, karşılaştığı diğer kültürlerdir. Edebî eserler de kelimeleri kullanarak dil yoluyla, o ülkenin insanlarını, gerek kendilerine gerekse bütün bir insanlığa anlatır. Bu yönüyle dil, kültür değerlerinden bir şûbedir ve edebiyatla hayâtın en mühim müşterekliğini temsil eder.

  Kültür kelimesinin, bir milletin maddî ve mânevî değerler bütünü olduğu düşünülürse bu değerlerin kelimeler ile yeni nesillere edebiyat ortamında aktarılması, üzerinde tekrar tekrar durulacak bir husustur.

  Kültür; milleti bir arada tutan dil, din, sanat, edebiyat, gelenek, görenek, an’ane gibi mânevî; han, hamam, câmi, kervansaray, giyim kuşam, eşya gibi maddî değerler bütünüdür. Dil; bir topluma âit bu değerlerin saklanacağı, yeni kuşaklara aktarılacağı; ilim ve teknolojinin imkânları ile insanların gelişeceği, başka kültürler ile münâsebet kuracağı çok önemli bir araçtır.

  Kelimelerin anlamları, mecazlar dünyası, her kelimenin tek tek ve bir arada oluşturdukları çağrışım katmanları, o toplumun kültürü ve estetikteki derecesi hakkında bir fikir verir. Kelimelerin açık ve gizli anlamları, anlam ayrıntıları, târihten süzülerek gelen anlam değişiklikleri, yalnız ve yalnız edebî eserlerde bütün açıklığıyla görülebilir.

  Dil, kültürün bir parçasıdır; insanlarla anlaşmayı sağlayan ve kültür taşıyıcılığı yapan, estetik bir yorum ortamı arayan edebiyat ise muhakkak bir millî kültür ortamı içinde meydana gelir ve başka kültürlerle irtibâta geçer. Sosyal hayat da böyledir. Günlük hayatımız içinde her insanın kendisini ifâde edebilecek bir davranış biçimi ve bu ifâdeyi daha farklı heyecan nüansları ile sergileyebileceği bir kültür aynası aradığı bilinmektedir. Bu farklı arayış, öncelikle millî kültürde sağlam bir yer edinebilmelidir. İkinci ve üçüncü derecedeki ifâde zeminleri, bir başka milletin kültürü olabileceği gibi, daha problemsiz bir ortamla, komşunun, bir başka kasabanın, bir başka şehrin âdet ve görenekleri olabilir. Okunan bir şiir, bir hikâye, bir roman, kurgu dünyâsında böyle bir buluşmayı gerçekleştirir ve günlük hayâtımız içinde çok sık yapamadığımız farklı aynalarda kendimizi seyretme işlemini, bir eserin satırları arasında çok câzip ve külfetsiz bir gelişim hâline getirebilir.

 Dilin ana malzemesi kelimeler; edebiyatın ana malzemesi dil ve günlük hayatın gelişme aynasına kurgu ile katkıda bulunan en doğal araç, edebî eserdir. Her edebî eserde karşılaştığımız dünya, kimseyi rahatsız etmeden ve sosyal hayatın gerçeklerini değiştirip karıştırmadan, bizimdir.

  Genel olarak sanatın ve özel olarak edebiyatın, sosyal hayata akseden birçok yeniliği, örnek veya temsilî hayatlar diyebileceğimiz kurgu dünyasında temsil edip yorumlarken, başka bilgi dâirelerine, başka disiplinlere ve kabullere ihtiyâcı vardır. Sanat, felsefe, din ve bilim hakkındaki görüşler, ihtiyâcımız olan bilgi ve kabulleri verir. 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!